Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural, ekonomi üzerinden hükümeti eleştirdi. TTK’ya acilen 5 bin işçi alınması gerektiğine dikkat çeken Dural, “Adaletsizliği ve yoksulluğu hepimize dayattınız. Sizin iş bilmezliğiniz yüzünden, 42 milyar dolarlık bir döviz birikimi 3 gün içinde 25 milyar dolara düşürüldü. Geçim sıkıntısı çeken vatandaşlar ucuz ekmek başta olmak üzere gıda gereksinimlerini karşılamak için kuyruğa giriyorlar” dedi.
Dural konuşmasında; “Geçtiğimiz günlerde Sayın Enerji Bakanımız Zonguldak’a geldiğinde, Zonguldak halkının büyük bir beklenti içinde olduğunu gördük. Ancak geldiğimiz noktada, Sayın Bakan, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na işçi alımına ilişkin hiçbir şey söylemedi. Sayın Cumhurbaşkanını atıfta bulunarak, kendi yetkisini kullanmadı. Bunu, Zonguldak’a yapılan talihsiz bir açıklama olarak değerlendiriyoruz. Çünkü Zonguldak’a geldiğinizde, burada işçi alımını müjde olarak veremezsiniz. Zonguldak, Türk Taşkömürü’nün topraklarında siyaset yapıyorsunuz. 5.000 işçi alımı Zonguldak için bir müjde değildir, bu bir zorunluluktur. Müjde kelimesini reddediyorum. Bir daha kullanılmamasını talep ediyorum. Zonguldak halkı, 5.000 işçi alımını bir müjde olarak kabul etmemelidir.
Sayın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Görevimin başındayım" diye birkaç saat önce bir açıklama yaptı. Buradan da anlaşılmaktadır ki, Sayın Bakan’ın affını istemesine çok az bir zaman kalmıştır. Çünkü görevinin başındayım diyen birinin affı, çok yakındır. Sayın Bakan, dövizleri biriktiriyor, sizler ise ülkeyi yönetiyorsunuz, ancak bu parayı kürekle dağıtıyorsunuz. Sizin iş bilmezliğiniz yüzünden, 42 milyar dolarlık bir döviz birikimi 3 gün içinde 25 milyar dolara düşürüldü. Bu 684 milyar TL’lik zarar, halkımızın cebinden çıktı. Bu parayla her gün 41 bin lira emekli ikramiyesi verebilirdik. 684 milyar TL'lik zarar, bu ülkenin geleceğini tehdit eden büyük bir kayıptır. Bu durum, enflasyon hedeflemesinde sapmalara yol açacaktır. Dövizi tutabilmek için mevduat faizlerinin artırılması gerektiği de gündemde.
Bir açıklama yapmak durumundayım: Masumiyet karinesi hukuki bir terimdir. Anayasamızda yer alan bu ilkeye göre, bir kişinin suçluluğu ispat edilene kadar o kişi suçsuz kabul edilir. Lütfen bu ilkeye saygı gösterin. Ancak gördüğümüz kadarıyla buna saygı duyulmadığını görüyoruz. Günümüzde, suçluluğu ispatlanmamış insanlar hakkında kul hakkına giriliyor. Bu, büyük bir haksızlık ve adaletsizliktir.
Günümüzde kamu vicdanı yaralanmıştır. Bu durumu kabul etmiyoruz. Birçok Cumhuriyet Halk Partili belediye hakkında soruşturmalar yapılırken, Cumhur İttifakı'na ait belediyelerde hiçbir soruşturma görmüyoruz. Bu, tesadüf değildir ve kamu vicdanı bu durumu kabul etmemektedir.
Son olarak, bir örnek vermek gerekirse; sabahın erken saatlerinde veya gecenin geç saatlerinde vatandaşlarımız et ve süt kurumlarında ucuz et almak için uzun kuyruklarda bekliyorlar. Bu, Türkiye’nin geldiği noktayı gösteriyor. Adaletsizliği ve yoksulluğu hepimize dayattınız. Bu durumu kamuoyunun dikkatine sunmak istiyorum. Artık, "Adalet ve Kalkınma Partisi" isminin kendisiyle örtüşmediği çok açık. Kalkınma kelimesi yerine, Nasrettin Hoca’nın masalları yerleşmiştir. Bu topluma masallar anlatmayı bırakın ve doğruları söyleyin.
Toplum kandırılmamalıdır. Kamu vicdanı yara almıştır. Bu ülke yönetilemiyor. Bir an önce sandığı getirin ve erken seçim yapın. Bu toplumun sizlere artık inanması mümkün değildir. Bu adaletsizliği bir kenara bırakın” dedi.