Saldırıların 4. haftasında da istediği ilerlemeyi sağlayamayan emperyalist koalisyon, İran'ın devlet yapısı karşısında zor duruma düştü.
Yöneticilerine yönelik suikastlardan sonra boşalan kadrolara atamaların hızlı yapılması, düşmana daha etkili ve akılcı karşılık verilmesi, İran devlet yapısının gücünü gösterdi. Suriye'de ve Irak'ta rastlamadığı devlet geleneği ve millet yetisi, Amerika Birleşik Devletleri ve işbirlikçisi İsrail'e pahalıya mal olabilir!
Savaşı Ortadoğu coğrafyasının tamamına yaymayı başarırsa; bölgede yeni düzenin belirleyici aktörü olacağını bilen İran’ın barış görüşmelerindeki isteksiz tavrının nedeni anlaşılır. Maliyetli de olsa beklediği fırsat mollalara düşmanlarınca ikram edildi.
Askerî açıdan zayıf olsa da kurumsal yapılanmasını tamamlamış İran rejiminin şimdilik geri adım atmasını beklemiyorum. Zaman İran lehine ilerliyor.
İran’ın askerî açıdan ne kadar dayanacağını bilemiyorum. Ama Birleşik Devletlerin ve İsrail'in ateşkese daha çok ihtiyacı olan taraf.
Hürmüz boğazının kontrolünü kaybeden ABD yanına şimdilik İngiltere’yi alabilse de başka müttefikler de bulacaktır. Ama yetmez.
Savaşın evrim geçirdiği yakında hep birlikte göreceğiz. Baş kaldırı sadece ABD askeri gücüne karşı olmuyor. Odağa ekonomi girecek kısa süre sonra. Diğer askeri güç odakları da apronda bekliyor.
Yedekte bekleyen ve dünya ekonomisini Amerikan tehdidi olmadan kontrol etmeye çalışan Çin ve askeri potansiyeliyle Rusya’yı hatırlatıyorum.
Hesap edilmeyen veya yanlış hesaplanan konulardan diğeri de beklenen iç muhalefet…
İran’da şu ana kadar ciddi bir toplumsal başkaldırı görülmedi. “Durum ABD için aynı mı (?)” derseniz, orası karışı. Süreç uzarsa beklenen tepki Amerikan toplumundan yükselecektir. Hem ekonomi hem de can kayıpları konuları Trump ’un başını ağrıtacaktır.

