Bize futbolu sevdiren ne kralbet İstanbul’un marketing takımları, nede o takımların gölgesindeki Federasyondu.
Futbolu Zonguldakspor türk casino siteleri ile sevdik.
Çocukluk Kahramanlarımız kırmızı-lacivert giyer, sahaya madenciler arasında çıkar, mücadelenin en şereflisini verirlerdi.
Onları seyredebilmek bambaşka bir şeydi.
Sadece maç kazanmak veya kaybetmek değildi sonuç…
Bambaşka bir duyguydu o.
Zonguldaklı olmak mı dersiniz, başkaldırı mı dersiniz, ne derseniz deyin, ama öylesine bir şeydi…
Biz Zonguldaklı olmayı da, başkaldırıyı da, Zonguldakspor’la öğrendik.
Zonguldak şehir stadyumu …
Sende Zonguldak gibi, Zonguldakspor gibi yenildin…
Bugün, ölümün konuşuluyor.
Yıkılacak(mışsın), yeniden başka bir yere yapılacak(mışsın)?
Niyetimiz, Zonguldak’ı yeniden imar etmek isteyenlere saygısızlık değil elbet…
Ama yeniden imar, şehrin ruhunu öldürmek de değil..
Biz biliriz ki, ‘Yiğit düştüğü yerden kalkar’.
Zonguldak’ımızı;
Fener Mahallesi ve çevresi, dokusunu bozmadan spor ve kültür merkezine dönüştürülerek yeniden planlayabilirsiniz!
Zonguldakspor Kulüp binası, antrenman tesisleri, amatör spor branşları için sahalar, tiyatro salonu, kapalı spor salonu, kongre salonları, Olimpik yüzme havuzları, Belediye düğün sarayı… Ve Stadyum. Bu bölgede çok rahat bir şekilde yapabilirsiniz.
Yeni starlarda atletizm pisti olmadığı için inşaat alanı küçülüyor.
Böylece; mevcut stadyumun üzerinden geçen yolda genişletilebilir. Stadın altına yapılacak kapalı otoparkla şehrin önemli bir sorunu da çözülebilir.
Detaylara girmeden, şehir planlamacılarının işine karışmadan şunun altını çizmek istiyorum.
Şehirde bir ortak akıl oluşturarak orta yol bulunmalı. Bizim akranlarımız gibi, Zonguldak ve Zonguldakspor sevdalılarının oluşması, Şehrin Kalbinde, yürüme mesafesindeki starlardan geçer.
Meziyet sadece bir stadyum yapmak değil…
Marketing ekonomi kültürüne yenilen bu koca yürekli şehrin ve sevdalılarının; başkaldırısı ve zamana entegre olurken kimliğini koruması…

